İstinopolis
Şehre Gidelim - Şehre Gidiyorum
SELİM KAHVECİOĞLU
Boğaz dibinde büyük ve beyaz bir kaya var. Palamut akını sırasında palamut sürüleri bu beyaz kayayla karşılaşınca çok şaşırıp yön duygularını kaybederek yanlışlıkla Haliç’e giriyorlarmış. Binlerce palamut Haliç’te öyle birikiyormuş ki onları kepçelerle bile tutmak mümkün olabiliyormuş. İşte size kolayından, emeksiz balık...

2010’da Avrupa Kültür Başkenti olmak
Avrupa Avrupa gör başkentini
NESLİHAN ALBAYRAK
İstanbul’un 2010 yılı için Avrupa Kültür Başkenti unvanı alması, kararın çıktığı 2006 yılından itibaren pek çok tartışmayı da beraberinde getirdi. Avrupa Kültür Başkentliği nedir, ne değildir, gereği var mıydı, İstanbul zaten kültür başkenti değil miydi, peki şimdi ne yapılacak, ne yapılıyor, neler yapılmıyor?

Nika İsyanı
İstanbul kan altında
ERDEM YÜCEL
Bizans tarihinin dönüm noktası olan bir ayaklanma. Sultanahmet’teki Hipodrom’da düzenlenen araba yarışlarının taraftarları Yeşiller ile Maviler arasında başlayan çatışma, onların İmparator Iustinianus’a karşı birleşmeleriyle altı gün sürecek olan bir vahşete dönüştü. Yaklaşık 50 bin kişinin öldürüldüğü şiddet, yağma ve yangınlar sırasında İstanbul’u kan ve ceset kokusu sardı.

İşgal yıllarında İstabul
Geldikleri gibi işgal ettiler
CEREN ÇIKIN
Beş yıl işgal altında kalan 465 yıllık Osmanlı payitahtı İstanbul’da durum nasıldı? Halk ne yiyip ne içiyor, hangi semtte kimler, nasıl yaşıyordu? Neyin sıkıntısı yaşanıyor, grip de dahil hangi hastalıklar öldürüyor, kadınlar ne iş yapıyor, basına sansür nasıl uygulanıyor, kimler geldikleri gibi kalıyor, kimler gittikleri gibi Milli Mücadele’ye katılıyordu?

İçinden deniz geçen şehirde...
Bir balığın gözünden Boğaziçi
ALPTEKİN BALOĞLU
Sualtı fotoğraf sanatçısı Alptekin Baloğlu, “Bir Balığın Gözünden Boğaziçi” fotoğraflarıyla, 2009 yılında Fransa’da düzenlenen 36. Dünya Sualtı Görüntüleme Festivali’nde iki ödül birden kazandı. Baloğlu’nun “Denizden Boğaziçi” adlı kitabında da yayımlanan fotoğraflar, Boğaziçi’ndeki yalılara, saraylara, köprülere, vapurlara, köşklere, camilere, balıkçılara ve yaşama bir balığın gözünden bakıyor.    

Öteki İstanbul
Haliç sen İstanbul’un neresindensin?
İSMAİL GÜZELSOY
İstanbul’u Tarihi Yarımada, Pera ve Anadolu yakası olarak üçe ayırmak yeterli ve açıklayıcı mı? Günümüzün gri ve kederli varoşu, coğrafi konum ve kültürel olarak Pera’yla Tarihi Yarımada arasında kalan, farklı etnik ve dini grupların etkisiyle kendi Özgül kimliğini üretmiş olan ve genelde gözden kaçırılan Haliç’i nereye koymak lazım?

Haliç’te adım adım
Altın Boynuz’a kulak vermek
SEZAİ GÜLŞEN
Milyonlarca yıl içinde muazzam oluşumu gerçekleşen Haliç, yüzyıllar içinde insanlar tarafından nasıl şenlendirildi? Haliç’te semt semt bir gezinti…
Ah boynuzlu İstanbul
İstanbul’un kaç boynuzu var?
ERCAN YAŞA
“Altın Boynuz” adı verilirken sadece Haliç’in kastedilmiş olması mümkün müydü? Bu coğrafyada bir vakitler tek boynuzlu hayvanlar mı yaşıyordu? Güneşin batanı altın tesiri yapıyor da doğan güneşin hiç mi hükmü yoktu? Öteki boynuz neredeydi? Bu boynuzun bir başı yok muydu? Yoksa “Yeni Roma” Konstantinopolis tek boynuzu kalmış bir kent miydi? Bir tarif de olsa, dünya bile sarı öküzün bir çift boynuzu üzerindeyken, İstanbul’un dengede durabilmesi için “Altın Boynuz”un bir boynuz eşinin olması gerekmez miydi?

Bir aşkın ve gizemin kültür başkenti olarak Eyüp
Eyüplü Loti’nin aşk gizemi
AKDOĞAN ÖZKAN
Pierre Loti’nin mesken tuttuğu Eyüp, yazarın “Aziyade” adlı romanındaki hangi gizeme ev sahipliği yaptı?

Konstantinopol İstanbul Stamboul
Küçük Türkiye kozmopolit mi?
RIFAT BALİ
Günümüz İstanbul’unda Beyoğlu’na, Galata’ya, Tünel’e ve Boğaz sahillerine; Nişantaşı, Teşvikiye ve Ulus’taki caddelere bakıldığında “İstanbul kozmopolit bir kent mi?” sualine verilecek cevap tereddütsüz “Evet” olacaktır. Ancak bu kadar emin olmayın ve gezintinize biraz daha devam edin...

Boğaz’da mehtap sefası
Aheste çek kürekleri
mehtap uyanmasın  
SERVET PERVA     
Bir zamanlar Boğaziçi’nde yılda en çok dört kez yapılan mehtap sefalarında kürekler neden aheste çekilirdi; mehtabı uyandırmamak için mi?

Ankara doğumlu “hakiki İstanbullu” Murat Belge “hayatımın en önemli parçası İstanbul” diyor
Rejans’ın Todori’si
Pandelli’nin pilakisi
Röportaj: TUNA YILDIRIM
“Kimi hortumundan tutar, kimi kuyruğundan, kimi dişinden, kimi bir yerinden tutar. Ve şehrin sırrını çözdüğünü de düşünür o tuttuğu şeyle. Ve memnun da kalır o yakaladığı şeyden. İstanbul da bunlara ses etmez. Tamam, sen de öyle gör, sen de öyle anla, diye; çünkü yeri var, zamanı var, her şeyi var.”

Anıtlar ne işe yarar?
SERVET PERVA                
Topkapı Sarayı’nın avlularından birine bir alışveriş merkezi kuralım mı? Ya da Sultanahmet Parkı’na bir otel inşa etmemizin ne sakıncası var?

Göğe asılı kubbe
SELİM KAHVECİOĞLU
Ayasofya’nın kubbesinin altında kafanızı kaldırıp baktığınızda onu göğe asılı olarak mı görürsünüz? Eco’nun sarkacı gibi salınan kubbe mi, yoksa başınız mı dönüyor? Tanrıtanımazlara şaka yollu küçük bir tavsiye... Doğru yolda olduğunuza eminseniz Ayasofya’nın çevresinde pek dolaşmayın, hele içine, zinhar hiç girmeyin. Çünkü her an kötü yola düşebilirsiniz.

Anlat Ayasofya
İSMAİL GÜZELSOY
1500 yıllık bir bina. Fethi de gördü, Engizisyonu da Haçlı Seferleri’ni de. Kilise de oldu, cami de müze de... Nasıl anlayabiliriz Ayasofya’yı, ona olan iptilayı?

Ayasofya’nın gizemleri ve efsaneleri
Üstü kubbe
altı dehliz
ERDEM YÜCEL
Ayasofya kaç kere yapıldı? Açılışında kaçar bin öküz, koyun, geyik, domuz, tavuk ve horoz kesildi? Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde başına neler geldi? Zemininin altındaki gizemler neler?

Bir kızkulesi masalı
ÜMİT ELGİN
“Bir varmış bir yokmuş… Yıllar yıllar öncesinden anlatılagelen bir hikâye varmış. Herkes hikâyenin gerçeğini merak eder ama kimse gerçek hikâyesini bilmezmiş. O an akla gelen ya da akla gelmesi istenen bir efsane anlatılır, o kulenin gerçeği olurmuş ve böyle de olmuş. İşte bu hikâyelerle canlanmış bir kulenin gerçekle masal arasındaki hikâyesidir birazdan dillendireceğimiz. İki masalcı var; biri kulenin masallarını dinleyeceğiniz ben, diğeri ise Kızkulesi’nin kendisi, kendi gerçek hikâyesini anlatacak sizlere.”

İstanbul florası bitkisel hayatta
Artık bu solan kentte bahçelere yer yok
ERDAL ÜZEN
İstanbullu çiçek yetiştiricileri, doğal ortamdan sağladıkları çiçek çeşitlerinin yanı sıra kendi olanaklarıyla da yeni çeşitler elde ettiler yüzyıllarca. Avrupa ülkeleri, ünlü nebatatçıları aracılığıyla pek çok çeşidi İstanbul’da tanıdı. Bu çeşitler 400 yıldır Avrupa’da yetiştirilmesine karşılık, vatanları olan İstanbul’da artık bulunmuyor. İngiltere’nin toplam bitki sayısından daha fazla bitkiye sahip olan İstanbul’da artık bırakın solan bahçelerdeki bülbülleri; çiçekleri ve hatta bahçeleri bile bulabilmek çok zor.

Süper Star’ından duvar dibindekine İstanbul’un kedileri
Miyasofya
Bilge olan kedidir gerisi dipnot

SERAP CAN
Şimdilerde en meşhurları ABD Başkanı Obama’yla da tanışan Ayasofya’daki tekir Gli ama Kariye, Tekfur Sarayı, Kapalıçarşı, Yeni Cami, Tahtakale, Bayezid Camii, Beyhan Sultan Çeşmesi ve Sulukule de dahil İstanbul’un hiçbir tarafı kedisiz kalmadı hiç.

İstanbul’un huyu suyu
YANKI YAZGAN

Yazarların gözüyle İstanbul’da kent yaşamı
Kuzum sen hiç ayıp bilmez misin?
ŞEREF AKŞİT
İbn Battuta’dan Evliya Çelebi’ye, Amadeo Preziosi’den Edmondo De Amicis’e, Reşat Ekrem Koçu’dan Ahmet Hamdi’ye, Çelik Gülersoy’a, Nezihe Meriç’e, Orhan Pamuk’a, onlarca yıl önceki gazete haberlerinden günümüzün “torpilli” şairine kadar İstanbul’a gelip gidenler, kalıp gitmeyenler, “bi arkadaşa bakıp çıkıcam” diyenler...

İstanbul’da son 50 yılda eğlence hayatı, pop kültür ve müzik
Hoptirililaylaaaaaay lay lay lilay lom
ŞEREF AKŞİT
Kültür postacısı müzik 50 yıldır İstanbul’da nasıl dört dönüyor? Fecri Ebcioğlu’ndan Duman’a, Sagopa Kajmer’e, Behiye Aksoy’dan Zeki Müren’e, Sezen Aksu’ya, Ajda Pekkan’a, Tarkan’a; Orhan, Erkin ve Müslüm babalardan “Ben sizin babanızım” iddialarına, Coşkun Sabah’tan Kibariye, Özcan Deniz, Güllü’ye... Tarabya, Ortaköy, Etiler, Beyoğlu, Yeşilköy, Kadıköy’deki mekânlardan kimler ve neler geldi geçti? “Tiki”ler, “bobo”lar, varoşlar, popçular, rock’çılar, elektrocular, teknocular, türkü barcılar, tavernacılar, DJ’ciler, Reina’lar, Leila’lar, yaylalar yaylalar; deeermişiz...

İstanbul ve filmleri
Ah güzel İstanbul
ALİN TAŞÇIYAN              
Güzel olduğu kadar da küstah bir kent İstanbul. Filmlere mekân olmakla kalmıyor, hızla kalabalıklaşıp kabalaşarak yönetmen ve yapımcılığı üstlendiği gibi, filmin en parlak artisti de o oluyor.

Küçük bir sanat turu
Tophane’de hanemize art doğmuş
AYŞEGÜL SÖNMEZ
Tophane’deki değişim, deniz seviyesinden Beyoğlu’na doğru çıkarken mola verilecek çağdaş sanat duraklarındaki eserlerden de izlenebiliyor.

Fadime’nin de Figaro’nun da düğünleri İstanbul’da
İstanbul ve şarkıları
HÜSREV HATEMİ
İkinci Mahmut Türbesi önünde, Sultanahmet Meydanı’nda, Şişli’de, Tünel’de hep aynı tipte musiki duyulursa, artık İstanbul öldü demektir. Gayri isteyen Fadime’nin düğününde halay çekmek için kûyine avdet buyursun, isteyen makarna tenavül etmek için Trieste’ye gitsin. Bize de vefat etmek düşer.

Mutfak masasında eksik olanlar
Bazı baharatlar acıdır
MARİO LEVİ
“Şehrin mutfağında her zaman bir şeylerin eksik olduğu hissine kapılırsın. Fakat eksik olan şey yemek değil, masadaki insanlardır...”

Saray mutfağından sofralara
Bandıra bandıra ye beni
GÜLFATMA KOZ
Osmanlı’da sadece yeşilken yenilen domatesler, kızarınca çöpe atılırdı; halk da kırmızı domatesle karnını doyurmayı öğrendi. Pahalılığı nedeniyle önceleri sadece hünkârların midesine inen beyaz somun ise sıradan halkın temel gıdasına dönüştü. Şimdi anlaşıldı mı neden esnaf lokantalarımızdaki tüm yemekler bol salçalı ve domates sulu?

İstanbul’da sonbahar estetiği
BEŞİR AYVAZOĞLU
İşte bir zamanların İstanbul’unda “ayva sarı nar kırmızı” sonbahar estetiği! Bâkî, Melik Aksel, Recaizade Mahmud Ekrem, Tevfik Fikret, Mehmed Rauf, Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Ahmet Hamdi, Sait Faik, Mehmed Akif, Refik Halit, Hüsrev Hatemi, Orhan Veli…

Kız iğneyi kaybetti
SUNAY AKIN
Ben hiç görmeden de bir bilmeceyle sevmiştim İstanbul’u: Tren geldi İS dedi Demir düştü TAN dedi Kız iğneyi kaybetti Annesi ona BUL dedi. Yalnızca bilmecedeki kız mı, hepimiz kaybettik İstanbul’u!

Bu şehirde tenha bir tesadüften ibarettir
Benim “Üç İstanbul”um
HAYDAR ERGÜLEN
Nasılsa herkesin kendince bir “Üç İstanbul”u vardır. Biri hiç görmediği İstanbul, biri görüp göreceği İstanbul, biri de herkesin İstanbul’udur.


Sepetinizde ürün bulunmamaktadır