OCAK-ŞUBAT 2014

Psikeart’tan
M.Emin Önder


Kaygının biyolojisi kaygının kayıp nesnesi
TUNÇ ALKIN

İnsanlar “bilmek isteyen doğalarından” ötürü kaygılarının kayıp nesnelerini bularak onu
korkuya dönüştürmekte maharetlidir.

Psikanalitik anksiyete kuramı
CENGİZ GÜLEÇ
Nasıl bilinçdışı bir acı yani farkında olunmayan bir ıstıraptan söz edilemez ise, “bilinçdışı bir
anksiyete”den de söz edilemez. Kişi yaşamakta olduğu anksiyetenin nedenlerini ve köklerini
bilemeyebilir, ancak anksiyete duygusunu fark etmemiş olamaz.

Nedir şu anksiyete?
Hakan Atalay
İnsanlığın kaçınılmaz kaderi olan nevroza yol açan şey, sadece cinselliğin bastırılması
değildir, hatta uygarlık açısından ondan daha da önemli ve güç olan, yıkıcı içgüdülerin
bastırılmasıdır. (…) Tehlike içimizdedir, ondan kaçınılmaz. Peki o halde, bizden,
kendimizden, ruh sağlığı denen şeyle uğraşanlardan ne beklenebilir?

Dış(arı)lananın dönüşü: Psikomitolojide “Pan(ik)”
M.BİLGİN SAYDAM
Antik Yunan kaynakları, Tanru Pan’ı, beklenmedik bir anda ortaya çıkan, açıklanamayan
yoğun korku ve bunaltı atakları ile ilintilendirirler. (…) Pan ölmedi, yaşıyor. (…)
“Bilinmez”le ve “kargaşa”yla her karşılaştığımızda Pan’ın çığlığıyla ürperiyoruz.

Kişilik, içsel dengeler ve endişeler
DOĞAN ŞAHİN
Güven duyulan meme istendiği kadar emilip doyunca bırakılabilir; yeniden gereksinim
duyulduğunda yerinde bulunacağı bilinmektedir. İstendiğinde verilmeyen meme ise
verildiğinde bile doyurucu olmaz, çünkü daha gereksinim karşılanmadan çekilip alınabilir. Bu
da memeyi sadece emerek değil, yutarak, bütünüyle içine alarak güvence altına almaya
yönelik umutsuz bir açlık itkisi oluşturur. (…) Tüm yakın ilişkiler yemek yeme ve yutma
biçiminde duyumsanır ve göze alınamayacak kadar tehlikelidir. Böylece geri çekilerek,
kopuk, uzak bir insan haline gelir.
Varoluş ve endişe
KEMAL SAYAR
Seçmediğimiz bir dünyaya fırlatıldık. Seçimler yapmak zorundayız, sonuçlar kesin değil ve
bazı seçenekleri reddetmemiz gerek. Hayat kaçınılmaz bir biçimde ölüme doğru gidiyor. (…)
İnsan ölümü hep bir endişe olarak içinde gezdirir.

İnsan endişesinden ayrı düşünülemez
EROL GÖKA
Endişe, korkudan farklı olarak bir şeyden, birilerinden, belli bir ihtimalden kaynaklanmaz,
“hiç”ten kaynaklanır. Kaygının kökeni bu dünyada olmak, daha doğrusu “bu dünyada
olamamak”tır; eğer isteklerimizi hayata geçirmek için çabalamazsak, yaşamanın gereğini
yapamazsak bu dünyanın bizden alınacağı,dünyasızlaşacağımız tehdididir. “Dünyasızlaşma”;
yaşamama, yani ölümdür.

Beden ve kaygı psikosomatik ve hipokondriye bakış
PEYKAN GÖKALP
Hayatın ilk dönemindeki kaygının yatıştırılamaması, çevrenin bebekle kusursuz bir uyum
içinde olamaması ciddi bir darbe etkisi yaratarak bebeğin tepkisine neden olur. Bu tepki
varoluşun devam ettiği duygusunu bozar. İşte bu yoğun kaygı ki burada yok olma travması
yaşanmaktadır, gelecekteki somatik tepkilerin, psikosomatik bozulmaların zeminini oluşturur.

Sempatik – parasempatik
EMİNE ZİNNUR KILIÇ
Düşünün ki anne karnından çıktınız, göbek kordonu kesildi ve yalnızsınız. Daha önce sizi
koruyan, besin ve oksijen sağlayan sistemden uzaklaştınız, kendi sisteminizle kaldınız. (…)
Canlı kalmak için çırpınıyorsunuz! Kalbiniz hızlı hızlı çalışıyor. Ya sistem çalışmazsa?

Felsefi açıdan psikotik kaygı denemesi
TAHİR M.CEYLAN
Yokluğa en çok yaklaşmış olanların duyduğu en saf ve en hayvansı haliyle kaygı, bir insanın
kendi parçalarında yarattığı son tutamaktır. O yüzden bir insanın ruhundan bir insanın etine
doğru yapılacak yolculukta o tutamak son duraktır ve o yüzden psikotik kaygı, ruhun değil
etin duyduğu ıstıraptır.

Günümüzün anksiyöz insanı
AYHAN EĞRİLMEZ
Anksiyete tetiklendiğinde insanın ayakları yerden kesilir, dizlerinin bağı çözülür, güvensiz,
huzursuz ve tedirgin bir varoluş hali etkinleşir. “Az sonra…” çok kötü bir şey olacaktır;
varoluşu tehdit eden, uğursuz bir şeyler.

Cinlerle yüzleşmek
MURAT KEMALOĞLU
Bazı Müslümanlar bu yazıyı okurken zaman zaman “haşa” diyerek ve cin kelimesini de “üç
harfli” olarak okuyarak kendilerini anksiyeteden koruyabilirler.

Bir insan ömrünü neye vermeli?
HİRA SELMA KALKAN
Üçüncü gebeliği de kürtajla sonuçlandıktan sonra “Ben ne yapıyorum, burada bir sorun var”
diyerek destek almak üzere terapiste gelen kadın, büyük bir ikilem içindeydi. Anne olmak
istiyor muydu, istemiyor muydu?

Bana bir masal anlat baba
TAMER AKER
Gözleri bağlanmış, defalarca tecavüz edilmişti. Aslında küçük bir kızdı, bebeklerini, eğer
varlarsa, terk edeli bile birkaç yıl olmuştu. Ağlamaktan kahrolmuş, sonra çılgınca gülmeye
başlamıştı. Ancak o zamana ilişkin anıları sadece deli bir kahkahaydı.


Kaybolmak
CUMHUR BORATAV
İnsan canlısının bebeği dördüncü ayında, altı ile on ay arasında yaşayacağı önemli yaşantıyı
kiminle yaşayacağını beynine alır. (…) İlk on aydaki mutlak güven duygusu sağlanamazsa
kişi anlamsız panik atakları, yalnız kalamama, gecelik ilişkilerle yalnızlığını giderme gibi bir
durumda olur.

Şehirli kadının bunaltısı
AGAH AYDIN
Geçmiş güzel günlerin hatırlanması, haz veren sözcüklerin tekrarlanması, anıların tekrar
tekrar anlatılması, kaybedilmiş cennete kavuşma hayaliyle yanıp tutuşan bedenleri bir nebze
olsun yatıştırır, haz verir. bu yanılsamanın biteviye tekrarı ise “hazdaki huzursuzluğu” hiç
bitiremeyecektir.

İleri sürüş teknikleri
AYŞEGÜL SÜTÇÜ
Psikoterapi bir anlamda otomatik pilotun devreden çıktığı durumlarda direksiyonu ve düz
vitesi kararında ve koşullara uygun ayarlayarak zorlu koşullarda ileri sürüş tekniklerini
öğrenmek gibidir.

Bunaltının arka yüzünde eskizler
BURHANETTİN KAYA
Zerk edilen bir ağu değil aslında. Umutsuzluğun gözyaşı yeterince zehirli oysa. Çocuksu bir
aşkla bakan ve insanı tepeden tırnağa süzen o gözlerdeki bakış, aslında ölümcül bir tutkunun
son haykırışlarıydı.

Kaygı bilim üstadı Vural Kaygılı’ya mektup
AHMET İNAM
Vurana bağrını açmış bir hayat! Neden yaşıyoruz? Vuralım diye. Öyleyse, vuran, hoş geldin!
Hayatıma buyur, vur. Vur, durulayım. Vur aralayalım. Vur, durmanın vurma olduğu mızmız
hayattan ayrılalım. Ayılalım.

Ansiyeteeeeer!
TUBA AKYOL
Dur bi' durayım. Duramıyorum. Uyusam? Uyumak öyle kolaydı sanki! Gün gelecek, uyudum
uyanmadım olacak. Daha bile kötüsü, sonunda yine aynı çıkmaza uyanmak. Gel de çık
çıkmazdan.

Sahi, kaymos ne demek hocam?
YAŞAR SÖKMENSÜER
Bazı kelimeler tercüme, hatta tarif edilemez. Kaymos da öyledir. Onun içinde acı, endişe,
umutsuzluk, kaygı, kayıp ve daha birçok şey vardır…

Buhran
TANYA ÇELEBİ
Altayların “Yaratılış ve Türeyiş” adlı destanında oldukça samimi ve hatta çocuksu
denebilecek ifadelerle canı sıkılan bir Tanrı’dan söz edilir. Belki de insanın kendi duygu
durumunu özdeşleştirerek tasavvur ettiği Tanrı, böyle bir anda Ak Ana’nın tavsiyesi üzerine
“bir insan yaratmaya karar verir”.

Lars Von Trier ve bitimsiz korkusu ya da Bermuda Şeytan Üçgeni
DİDEM AKSÜT
Neden bu kadar korkuyor Lars Von Trier? Hayatını dört bir yandan anksiyeteler, iç sıkıntıları,
derin mi derin melankoliler sarmış.

Kurdeşen forte
SUKUTİ

Godot’dan Kaçarken
ŞULE ÖNCÜ
Biz artık zat-ı alinizi beklemiyoruz Sayın Godot. Sizden var gücümüzle kaçıyoruz.

Bay K. ve adalet kaygısı
GÜROL TONBUL
Çağı sezme ve yakalama konusunda inanılmaz bir yeteneğe sahip Kafka’nın “Dava”sı,
ülkemizde de adalet ile zorlu yol kesişmelerinde buluşur. (…) Kafka’nın dile getirdiği kaygı,
korku ve sıkıntı özgürlükten yoksunlukla örülüdür ve bu yüksek korku duvarını aşmak,
insanın her ısırığa karşı duyarlı olmasıyla mümkündür.

Kaygılı iyimserlik (Kaygılıysan saygılısın!)
HAYDAR ERGÜLEN
”Kaygılı iyimserlik” diye bir kavramım var, çıkış noktası da “endişeli modern” kavramıdır ve
öyle anılan kimseler de aynı zamanda “BeyazTürk”ler denilen kabiliye mensuptur. (…) Ben
de kendimi vareste tutarak söylemiyorum kuşkusuz, modern olduğum kadar endişeli olduğum
da doğrudur, tıpkı bir yanım “beyaz”lardan bir yanımın da “yerli”lerden olduğu gibi.

Öncelikle hepiniz hoş geldiniz
Küçük İSKENDER
Şu an önünde bulunduğum bu doktor heyetine, sizlere, son olarak açıkça söylemek isterim ki,
siz beni asla ilgilendirmediniz. (…) Beni kaygılandıran var oluşu hasta diye tanıttınız; öyle
ifşa ettiniz. Şimdi ben de tedavinizi reddetme hakkımı kullanıyor, huzurlarınızdan şen ve esen
kalmanız dileklerimle ayrılıyorum.

Harekete geçmek ya da geçmemek… İşte bütün mesele bu!
FUNDA SAKAOĞLU
Edebiyat dünyasının en karmaşık karakterlerinden biri olan Hamlet’in yaşadığı anksiyeteyi
incelerken akıllara şu varoluşçu soru gelir: “Öldüğümüzde ‘biz’ olarak kalmaya devam eder
miyiz?”

Şahmaran’dan dayak yemek
SUKUTİ SONDEM

Kendine gelmek
ATEŞ İLYAS BAŞSOY
- Hepsi çok saçma.
- Hepsi. Bunu Pepsi’ye önermiştim. Sonra benim fikrimi çaldılar.
- Fikrimi göle çaldılar.
- O son fırtı çekmeyecektin.

Borges’in huzuru
A.ADNAN AZAR
“Haritanın içindeki harita, ‘Binbir Gece Masalları’ kitabındaki bin bir gece bizi neden rahatsız
ediyor? Don Quijote’nin Don Quijote okuru, Hamlet’in Hamlet seyircisi olması bizi neden
huzursuz yapıyor?” Borges’te sorularının karşılığı da var; var olsun istemezdim.

Huzursuzluğun anısında
GAMZE ERZİN
Hayatımın bundan sonra tümden karanlık geçeceğine, büyük bir depremle yerkürenin yerle
bir olacağına emindim. (…) Ve ben şimdi huzursuzluğu cinayete kurban verip, hiçliğimin
intiharında payım olsun istiyorum. Durduramadığım düşüncelerse dönen bir pervanede asılı,
sallanıyor baş aşağı tavandan.

Ölen: Şimdiki zamanlar
A.ŞEBNEM SOYSAL
“Ayrıntıya çok önem veriyormuşum. Resmin bütününü kaçırıyormuşum.” Terapistimin
yalancısıyım. (…) Üzerim çeşitli zamanlarla örtülmüş. Terapistim şimdiki zamanda kalmak
konusunda ısrarcı. Bense uzağa gitmek istiyorum. Geçmiş ya da gelecek fark etmez.

#DirenEros
FEYRUZ USLUOĞLU
Çorak ve cansız yeryüzünde yaşamın yaratılmasını sağlayan güç olarak ifade edilen Eros,
günümüzde bir “playboy”a dönüştürülme gayreti içinde sekse indirgenmiştir. (…) Oysa Eros,
çağımızda neoliberal sisteme bir karşı duruş olarak sistemle savaş halindedir.

Kaygılanma demiyorum, hobi olarak yine kaygılan!
MİNE ÖLCE
Anksiyetesi olana “Abartıyorsun” denmez, tıpkı panik atak krizi geçirene “Aynından
kaynımda da var” denmeyeceği gibi. Ne yapsın yani, hangimizinki daha atak yarışına mı
girsin?

Hay anksi!
ADNAN YAKUT
Ne demek sakin ol ya… Ne demek sakin ol!


Open Splash
Size bir kampanya haberimiz var!
0 Gün 00:00:00
Kampanya kalan süre:
Kampanyalardan yararlanmak için hemen ücretsiz üye olabilirsiniz
Zaten üyeyim
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır