MART-NİSAN 2011

Siz hangi oyunsunuz?
NESLİ KESKİNÖZ BİLEN

 

 

Oyun ve oyuncak çocuğun özelidir
TUNCAY ERGENE
Oyun ve oyuncakların her birey için farklı bir anlamı var. Bu oyun ve oyuncaklara kendi hayal dünyamızda ne anlam verdiğimiz önemli. Oyunun her birimiz için ayrı bir bireysel önemi vardır ve kendi kendimizi iyileştirme sürecinde de kilit bir rol oynar.

Oyun kültürü
TÜLİN ŞENER
Çoğu ana baba dünyanın eskiden olduğu gibi güvenli bir yer olduğu güvencesine sahip değil. bu açıdan da değiştirilemez bir şeyin kayboluşuna; özgürlük ve eğlence duygusunun dünyadan uzaklaştığına ve çocukluğun altın çağının gittiğine tanık oluyoruz.

Nerde çocukluğum?
YANKI YAZGAN
Çocuklarımız güvenli, bağımsız ruhlu, yardımlaşmacı olmalarını, başkalarını sevmelerini ve saymalarını, başkaları tarafından sevilip sayılmalarını istemeyen var mı? O zaman her çocuk yaşayarak öğrenme ve gelişme hakkını kullanabilsin.

Oyun iç güdüsü
Oynamaya geldik oynamaya
EMİNE ZİNNUR KILIÇ
İnsanların oyun oynama iç güdüsü hiç azalmaz. İnsan topluluklarının varkalıma hizmet etmediği, karın doyurmadığı halde sürdürdüğü pek çok şey oyundur. Yavrudaki lokomotor oyunlar sporun, ses oyunları dilin olduğu gibi müziğin ve edebiyatın kökenini oluşturur. Bunların birleşiminden tiyatro, sinema gibi görsel sanatlar gelişir. Kısacası kültür ve sanat dediğimiz ne varsa hepsi aslında oyun içgüdüsünden türemiştir.

 

Bilgisayar oyunları
Dıkşıyn dıkşıyn game over
AYŞEN COŞKUN
Bilgisayar oyunu oynamanın belli bir yaşı mı olmalı? Oyun seçimi nasıl yapılmalı? Bilgisayar kullanımında kurallar, sınırlamalar mı olmalı? Çocukların bilgisayarı kendi yararlarını koruyarak kullanma becerisi nasıl sağlanır? Online oynanan, para ilişkisinin girdiği, şiddeti olgunlaştıran oyunlara hangi yaşlarda izin verilmeli? Bilgisayar fiziksel aktiviteleri sınırlayıp obezite riskini mi artırıyor? Bilgisayar oyunları bağlılık yaratır mı?

Küçüktüm Ufacıktım Top Oynadım Acıktım
SİBEL ERENTAY
Çocuklar için oyun “gerçek” demektir. Dışarıdan baktığınız zaman sizi gülümseten şeyler çocuklar için hayati önem taşır. Onlar oyunu hayatın ufak bir örneği değil hayatın kendisi olarak görürler.

Doktorculuk oynayalım mı?
AHMET RİFAT ŞAHİN
Evcilik oyununda çocuk rolündeki yalnız yatar, ona bir kardeş getirilir. Kardeşine kötü davranırsa ana baba rolündekiler onu cezalandırır. Doktorculuk- hemşirecilik oyununda hasta rolünü üstlenen ise “iğne olur”, diğeri saldırgan dürtülerini kısmen boşaltır, hayali de olsa “iğne yaparak”.
Çağrışımlar
SÜHEYLA ÜNAL
En büyük oyunu aklımız oynuyor. Akıl, oyunlarıyla çerçevelendiriyor, anlamlandırıyor yaşamı. Bir dünya kuruyor yeniden ve kontrolünü veriyor elimize.

Oyun oyun içinde
AYHAN EĞRİLMEZ
Psikanaliz bir oyundur. Oyunculardan biri gözden ırağa gizlenirken, ebeden gizlerini açığa vurmasını “sessizce” bekler.

Psikodramatist gözüyle oyun
Ona bir maske ver sana gerçeği söylesin
İNCİ DOĞANER
Oyun gerçek değildir; oyun psikoz da değildir. Oyunda kişi gerçeğin içinde olmadığının farkındadır. İki dünya arasındaki sınır geçilmiştir ama kişi geçtiğinin ve sınırın varlığının bilincindedir. Psikozda ise sınır bilinci kaybolur; kişi hangi dünya içinde olduğunu ayıramaz ve ikisini birbirine karıştırır.

 

Ruhun CambaZı
HÜSEYİN KUTLU
Nevrotiklerin oyunu bir çocuk oyunu gibi tekrarlanırsa, güçsüz egonun kendine güven ve saygısı artar. Ne var ki bu yöntem kısır bir döngüden öteye gitmez. (…) Cinsel gücüne güveni olmayan erkek ya da kadın, seçkisiz bir şekilde evcilik oyuhnuna girişebilir. (…) antisosyal karakterin oyunu kumardır.

Oyun ve hayat
Toprağa ne ekersek bahtımıza o çıkar
KEMAL SAYAR
Her çocuk, istisnasız olarak oyun ile büyür ve var olur. Biz ebeveynler onların daha iyi yetişmeleri için sadece o oyunların içeriklerini araştırabiliriz; çocuklarımızın daha doğru, daha yaratıcı, daha sosyal oyunlar oynaması için onlara yardımcı olabiliriz.

Dünya bir sahnedir biz de oyuncuları
M. HALUK ÖZBAY

Oyunun çağrısı
AHMET İNAM
Oyun bizi çağırır: kulağınız varsa duyarsınız. Der ki örneğin: “İnsan pabucu yarım, çık dışarıya oynayalım.” “çık dışarıya”der, oyun. Oyun alanına çık. Dış dünyaya çık. Dış dünyadaki oyun alanına çık. Çık, görelim! Oyuna çıkılır. Çıkılan bir etkinliktir oyun.

Oynamak veya yaşamak kolay mı?
AYŞENUR BAY AYTEKİN

Oyunu bozan kötü borazan
ALİ RIZA TURA
Oyundan çıktığımızda, belki sıkıldığımız için, belki tadı kaçtığından, oyun arkadaşlarımız gastro-intestinal sistemimizin rektal finali, yani anüsümüz ile bir müzik enstrümanı arasında ilişki kurar genellikle: Malum yerimizin borazan olduğunu söylerler. Oyun ile gerçeklik arasındaki sınır, ne girişindedir, ne de içinde her ikisinin de. Çıkıştadır “ontolojik” sınır çizgisi.

Cinsel özgürlükle ölüsevicilik kültü arasında
Barbie’den vibratöre erotik oyuncaklar
HANDE ÖĞÜT
Oynama itkisi bir içgüdüdür, oyun yoksa yaratıcı hayat da yoktur. Uslu olunursa yaratıcı hayat olmaz. Bebekler, kız çocuklarına hanım olmayı, itaat etmeyi, boyun eğmeyi, annelik bilgisini öğretir. (…) Konuşmayan, düşünmeyen, hep güzel, hep aynı yaşta kalan bebekler, erkek ölüsevicilerin yöneldiği ölü kadın bedenlerini temsil eder.

Çanak çömlek patladı!
TUBA AKYOL
Hayat dedik, oyun çıktı. Oyun sandık; hayatmış.

Farkındalık söyleşileri
Büyüklere oyunlar büyüklerle oyunlar
BÜLENT COŞKUN
Kimine göre oyun çocukların işidir- hem de en ciddi işi. Kimine göre her yaş için oyun vardır. Kimine göre de  hayatımız zaten bir oyundan ibarettir… Psikeart’ın oyun temalı bu sayısında, 10 yıldan uzun süreden beri Kocaeli’de oyunlardan yararlanarak, bir anlamda da oyunlar oynayarak yürüttüğümüz bir programı paylaşmak istiyorum: Farkındalık söyleşileri.

İki Oyun Birden
TAN TOLGA DEMİRCİ
Büyük Türkçe Sözlük tarafından aktarılan ve tam da bu yüzden kendisine has sınırlar taşıyan “oyun” kavramını, madde içeriklerini bozmaksızın sinemaya taşısaydık ne değişirdi?

 

GÜROL TONBUL
Duvarın ve Ufkun Ötesine Geçmek
Tiyatronun, tıpkı diğer sanat dalları gibi oyundan doğduğunu söylemek çok mu iddialı bir sav olur acaba? Oyun oynarken bir tür kılık değiştirmenin başlattığı adım, tiyatronun koskoca evrimini başlatmamış mıdır? Çünkü oyun gibidir sanat; çıkarsız ve gönül enayisi bir eylem.

Bahadır Baruter’le “Oyun” Üzerine…
SÖYLEŞİ: MİNE SÖĞÜT
“Oyun, hayat  olmayan ama hayata en çok benzeyendir.”

Oyun oyuna
İSMAİL GÜZELSOY
Sanat, oyunu oyunlaştırır. Oyun bir hayat parodisiyken sanat da oyunun parodisini üretir. Bunun en açık şekilde anlatıldığı eser aynı zamanda hayat-oyun ilşkisinin eleştirel bir teorisini de sunar bize. Filvaki insanlığın icat ettiği en güzel oyun sanattır.

Oyunlarla tutunanlar
ESMAHAN AKYOL
“Sen…” dedi, yüzüme bakmadan, çantasının sapıyla oynamayı sürdürerek, “biriyle mi buluşacaksın?” (…) “Yooo”dedim. Hatta omuz da silktim ama bir gizem de taşıyordu bu yooo. Yolumu gözleyenler varmış da ben onunla çene çalarak vakit öldürüyormuşum gibiydi. En azından, öyle olmasını istedim.

Çocuk Oyunları
Galene… hablo… holane…
Silopi bowling’i
HRANT DİNK
Bowling’in adı “Galene”, rugby’nin adı “Hablo”, golfün adı “Holane” desem ne dersiniz? Üçü de, mesela Silopi’de oynanır. (…) “Oyun”, "Zaman” ve “Mekân” üçlüsü her zaman üç bilinmeyenli bir denklemin verileri olduular benim için. İnanılmaz bir gizem ve sır taşıdılar kendi içlerinde. Çocukluğumdan beri bu gizem en sevdiğim problemim oldu. Bu üç bilinmeyenli denklemin örneklerini eşim Rakel’in Silopi Ermeni Varto Aşireti’nin çocuk oyunlarıyla açıklayayım izninizle.

Oyun öğrencisi
HAYDAR ERGÜLEN
Ustası değiliz ama oynayalım. Hem birlikte öğreniriz böylece hem biz oynamış oluruz, çırağı oluruz kendi çocukluğumuzun da kendi çocuğumuzun da.

Oyuncu
LEVENT METE
Oyun oynamadan yapamıyordu. Kendisi olduğunda öyle yapay hissediyordu ki, ikiyüzlülüğünden utanıyor, hiç olmazsa içten davranıp açıkça rol yapayım diye düşünüyordu. “Ayaklı gardırop gibiyim, her an herkes olabilirim, her kılığa girebilirm”demiş, “Çoğul kişilik mi var acaba bende?” diye sormuştu.

Doğaçlama Ve Oyunbazca
GÜLAYŞE KOÇAK

Bir çocuk, bir serçe, bir taş, çiçek ve…
BİRCAN KIRLANGIÇ ŞİMŞEK

Oyun, oyuncular ve oyunbozanlar
ÇETİN BALANUYE
Siyasak kutsallık, oyun katılımcılarının var kalma ısrarını en iyi ifade eden söylemler arasında eşit oyuncular olarak örgütlenmelerini olanaksızlaştırır. Siyasal kutsallık, var kalma ısrarı ve güç istemini bu söylemle somutlaştıran oyuncu ya da takıma, oyun kavramını bozan, oyunu olanaksızlaştıran bir “kimlik” sağlar. Onlar, artık, oyunun kurallarını aşan bir aşkınlık tarafından ayrıcalıklı kılınmış, yüce bir söylemin oyuncularıdır.

Beyaz Mantolu Adam: Oyunun Dışındaki
MURAT GÜLSOY
“Beyaz Mantolu Adam” en alttaki insanların bir simgesi değildir; yine toplumla uyuşamayn yabancılaşmış bireyi işaret eden bir karakterdir. Tutunamamaktaki mesele en altta olmak değil en dışarıda olmaktır; oyuna girememektir, oyunda yer alamamaktır. 

Le Jeu Littéraire
HANDE KOÇAK
“konuştuğumdan farklı yazıyor, düşündüğümden farklı konuşuyor, düşünmem gerekenden farklı düşünüyorum –ve böylece bu, sonsuzluğun karanlık derinliklerine doğru sürüp gidiyor”

Oyyy-Naaaa!
SUKUTİ

Bir avuç deniz
ATEŞ İLYAS BAŞSOY
“Amerikan Sapığı” kitabının yakışıklı kahramanı partnerine makinasal bir düzenle ağır ağır girip çıkarken aldığı haz fiziksel temastan değil, aynada izlediği kendi vücudundan gelir. Seviştiği kadın, içine bir şey sokup çıkardığı bir nesneden ibarettir. Onu hayvan bırakan “nesne”ye hükmeden mükemmel mekanizması; yani kendi vücududur. Sevişmeyi dahi bireyselleştiren ve kendine tapınma tutkusuna çeviren kişilere bu nedenle “Amerikan sapışı” denilebilinir.

Her oyunun kuralları var
CEREN ÇIKIN
Oyunun kurallarını çiğneyen, oyunbozandır, mızıkçıdır. Pratikte mızıkçı olanlar, kanun kaçakları, suçlular, gizli derneklerin üyeleri, devrimciler, din değiştirenler, her dinin kâfirleri, mucitler, peygamberler, vicdanlı muhalifler ve benzerleridir. Toplum içerisinde hilekâra, mızıkçıya gösterildiğinden daha çok müsamaha gösterilir.

Yine De Oynar Mısın Benimle?
FİGEN ŞAKACI

Nezahet De Oynasın Mı?
YAŞAR SÖKMENSUER

Guy u çevgan ile çuş u huruş
HAYRUNNİSA ÇAKMAKÇI
Muhtemelen 19.yy’da taşındığı Avrupa’da polo denilenegelmiştir Gûy u Çevgan için. Amaç rakip takımın kalesine gol atmaktır. Her şey aynı gibidir polo ve Gûy u Çevgan arasında, kostümler ve ruhlar dışında, zahir ve batın dışında…

Homo ludens bu maçı alır mı?
KIVAÇ KOÇAK
Futbol en derinlerinde yatan köklerinden en üst noktasına kadar bir oyundur. Yaşadığımız çağ, bunun unutturulmaya çalışılması çağı. Zira “en başarılı” değilsen oyundaki rolünün figüran olmaktan öteye gitmeyeceği dayatması sadece futbola değil hayata dahil edilmiş durumda.


Open Splash
Size bir kampanya haberimiz var!
0 Gün 00:00:00
Kampanya kalan süre:
Kampanyalardan yararlanmak için hemen ücretsiz üye olabilirsiniz
Zaten üyeyim
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır